Eurostat’a göre Avrupa Birliği’nde (AB) konut fiyatları, 2015 ile 2026’nın ikinci çeyreği arasında ortalama yüzde 69 arttı. Bazı üye ülkelerde fiyatlar iki kattan fazla yükseldi. Kiralar ve enerji maliyetleri de artmaya devam etti.
AB liderlerinden oluşan Avrupa Birliği Zirvesi, “Avrupa, yükselen konut fiyatları ve artan barınma maliyetlerinden kaynaklanan bir krizle karşı karşıya” açıklamasını yaptı.
Konut krizi, harcanabilir gelirinin yüzde 40’ından fazlasını konut giderlerine ayıran hanelerde yaşayanları özellikle zorluyor. Eurostat bu durumu “konut giderlerinde aşırı yük” olarak tanımlıyor. AB’de 2025 yılında nüfusun ortalama yüzde 7,7’si bu durumdaki hanelerde yaşıyordu.
ETH Zürih’ten Dr. Hannah Widmer, Euronews Business’a yaptığı açıklamada, “Konut giderlerinin aşırı yük oluşturmasının başlıca nedeni, özellikle düşük gelir gruplarında gelirler sınırlı ölçüde artarken kiraların ve birçok şehirde hızla yükselen konut fiyatlarının artması” dedi.
Türkiye’de 2025’te nüfusun yüzde 10’u, konut giderleri hane gelirinin yüzde 40’ını aşan hanelerde yaşıyordu. Bu oran yüzde 7,7’lik AB ortalamasının üzerinde; etkilenen 8,6 milyon kişiyle Türkiye, incelenen ülkeler arasında Almanya’nın ardından ikinci sırada.
Peki konut giderleri en çok hangi ülkelerde haneleri zorluyor? Avrupa’da bu yükün en yüksek olduğu yerler neresi?
Eurostat’a göre konut giderleri, hanelerin yaşadıkları ev için her ay yaptığı harcamaları kapsıyor. Kira veya konut kredisi faizinin yanı sıra su, elektrik, doğal gaz ve ısınma faturaları; sigorta, bakım, onarım ve vergiler gibi düzenli giderler de bu hesaba dahil.
Harcanabilir gelir ise vergiler ve sosyal güvenlik katkıları düşüldükten sonra hanenin elinde kalan toplam geliri ifade ediyor. Emekli aylıkları gibi sosyal yardımlar da buna dahil.
Veri bulunan Avrupa ülkeleri arasında konut giderlerinin en fazla kişiye aşırı yük oluşturduğu ülke Yunanistan. Karşılaştırma, 27 AB üyesini, iki Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA) ülkesini ve beş AB aday ülkesini kapsıyor.
Yunanistan’da 2025 yılında nüfusun yüzde 26,4’ü, harcanabilir gelirinin yüzde 40’ından fazlasını konuta harcayan hanelerde yaşıyordu. Bu oran, yüzde 7,7 olan AB ortalamasının üç katından fazla.
AB ülkeleri arasında Yunanistan’ı yüzde 14,7 ile Danimarka izliyor. Almanya (yüzde 11,2) ve İsveç (yüzde 10,8) de AB ortalamasının oldukça üzerinde. Estonya (yüzde 8,8), Çekya (yüzde 8,2) ve Lüksemburg’da (yüzde 8,1) da oran ortalamayı aşıyor.
AB dışındaki İsviçre’de oran yüzde 15,3, Norveç’te yüzde 13,5. Aday ülkelerden Türkiye (yüzde 10), Karadağ (yüzde 8,7) ve Sırbistan (yüzde 7,9) da AB ortalamasının üzerinde.
Aalborg Üniversitesi’nden kıdemli araştırmacı Rikke Skovgaard Nielsen, “Ekonomik koşullar ve sosyal destek sistemleri başta olmak üzere bu ülkelerin içinde bulunduğu koşullar çok farklı. Dolayısıyla Yunanistan, İsviçre ve Danimarka’daki yüksek oranların nedenleri de sonuçları da aynı değil” dedi.
Nielsen, kira ödendikten sonra hanelerin elinde kalan paranın ve yaşam maliyetlerinin bu üç ülkede önemli ölçüde farklılaştığını belirtti. Bu nedenle konut giderlerinin haneler üzerindeki etkisi de ülkeden ülkeye değişiyor.
En düşük oran yüzde 2,4 ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde (GKRY). Hırvatistan’da oran yüzde 3,2; Slovenya ve Slovakya’da ise yüzde 3,5.
TU Delft’ten Dr. Marietta Haffner’a göre konut fiyatları, kiralar, enerji maliyetleri, faiz oranları ve genel fiyatlar gelirlerden daha hızlı arttığında, konut giderlerinin gelir içindeki payı da büyüyor. Bunun sonucunda, gelirinin yüzde 40’ından fazlasını konuta ayıranların oranı yükseliyor.
Haffner, “Artan enerji maliyetlerinin, gelecek yıl konut giderlerindeki yükselişin başlıca nedenlerinden biri olması muhtemel” dedi.
AB’nin en büyük ekonomileri arasında İspanya (yüzde 7,2), Fransa (yüzde 6,4) ve İtalya (yüzde 5) AB ortalamasının altında kalırken Almanya yüzde 11,2 ile genel sıralamada beşinci sırada yer alıyor.
Konut yükü ülkeler arasında neden farklılaşıyor?
Widmer’e göre ülkeler arasındaki farkı, kiracılık ve ev sahipliği yapıları, sosyal destek sistemleri ve genel ekonomik koşulların birleşimi açıklayabilir.
Özel piyasadan ev kiralayanlar, genellikle konut giderlerinin en ağır yük oluşturduğu grubu oluşturuyor.
Ancak Widmer, ülkeleri karşılaştırmanın kolay olmadığı uyarısında bulundu. Sosyal desteklerin kapsamına ve konutların niteliğine bağlı olarak, konut giderlerinin gelir içinde yüksek bir pay tutması İsviçre’de ve Yunanistan’da çok farklı yaşam koşullarına karşılık gelebilir.
AB’de 34 milyondan fazla kişi etkileniyor
AB’de 34 milyondan fazla kişi, harcanabilir gelirinin yüzde 40’ından fazlasını konut giderlerine ayıran hanelerde yaşıyor.
Bu durumdan etkilenen kişi sayısında Almanya 9,4 milyonla ilk sırada. Onu 8,6 milyonla Türkiye, 4,4 milyonla Fransa, 3,5 milyonla İspanya ve 2,9 milyonla İtalya izliyor.
Nüfusu bu ülkelerden daha küçük olan Yunanistan ise 2,7 milyon kişiyle altıncı sırada.
Düşük gelirliler üzerindeki yük daha ağır. AB’de yoksulluk riski altındaki kişiler arasında konut giderlerinin aşırı yük oluşturma oranı yüzde 29,1’e çıkıyor.
Bu grup, ülkelerindeki medyan eşdeğer harcanabilir gelirin yüzde 60’ı olarak belirlenen yoksulluk riski sınırının altında gelire sahip kişilerden oluşuyor.
AB’de 2025 yılında medyan eşdeğer harcanabilir gelir yıllık 22 bin 939 euro, aylık 1.912 euroydu. AB düzeyinde bunun yüzde 60’ı ayda 1.147 euroya karşılık geliyordu.
Yoksulluk riski altındaki kişilerde de en yüksek oran Yunanistan’da görüldü. Bu gruptakilerin yüzde 82,6’sı, gelirinin yüzde 40’ından fazlasını konuta harcayan hanelerde yaşıyordu. Başka bir deyişle, her beş kişiden dördünden fazlası bu durumdaydı.
Yunanistan’ı Danimarka (yüzde 59,8) ve İsviçre (yüzde 56,1) izledi. İsveç (yüzde 46,8), Norveç (yüzde 43,8) ve Çekya’da (yüzde 43,4) da oran yüzde 40’ın üzerindeydi.
Almanya yüzde 35 ile yüzde 29,1’lik AB ortalamasının üzerinde kalırken İspanya (yüzde 28,3), Fransa (yüzde 25,4) ve İtalya (yüzde 21,7) ortalamanın altında yer aldı.
En düşük oran yüzde 7,6 ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde (GKRY) görüldü. Onu Arnavutluk (yüzde 8,2), Hırvatistan (yüzde 14,9) ve Slovakya (yüzde 15,4) izledi.
